efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Gösterim
Clear All
yeni mesajlar
  • yusufocuk
    Banned
    • 06-01-2005
    • 2596

    #1

    efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

    -----------------------------------------------------------------------
    >>İ..ne Efe`nin hikayesi !
    >>
    >>
    >>Hikaye bu ya;
    >>
    >>Vaktiyle Ege`nin bir yöresinde tüm çevreyi titreten, astığı astık,
    >>kestiği
    >>kestik bir efe varmış. Boylu, poslu ve çok da yakışıklıymış ama
    >>hiçbir
    >>kıza gönül vermediği gibi kızlara bağlanırım diye mümkün mertebe
    >>soygunlar dışında köylerden de uzak durmaya çalışıyormuş.
    >>
    >>Gel zaman git zaman, bizim efe şeytana uymuş ve gece şehre yalnız
    >>inmiş.
    >>Şehrin ileri gelen zenginlerinden bir Rum, efe` yi korkudan evinde
    >>ağırlamış.. Zengin Rum`un güzel ve işveli kızını gören bizim efe de
    >>kıza
    >>deli gibi tutulmuş.
    >>
    >>Sabah dağa dönen efenin günleri, artık hep kızı hayal etmekle
    >>geçiyormuş.
    >>Adamları ile eskisi kadar ilgilenmediği gibi artık soygunlara da
    >>pek
    >>iştahlı katılmaz olmuş. Dağda otoritesinin azalacağından korkan
    >>efe, kızı
    >>babasından istemeye
    >>karar vermiş. Öyle ya; Kızın babası zengin.. Evlenip şehre
    >>yerleşirse
    >>hayatı da kurtulacak ve dağda ihtiyarlamak zorunda kalmayacak.
    >>
    >>Kızı babasından ister ama kız, ailenin tek kızıdır ve babasının
    >>şartları
    >>vardır. Kızın babası "İlk şartım; Madem benim damadım olacaksın. O
    >>zaman
    >>bizim gibi kültürlü, medeni olmalısın. Önce bıyıklarını keseceksin
    >>ve
    >>dağda bir ay öyle Efelik yapacaksın. Sonra diğer iki şartımı da
    >>yerine
    >>getirirsen kız senin!" diye şart koşar. Bizim efe celallenir
    >>"Bıyıksız
    >>efe mi olur lan?!" diye bağırır, kızar ama adam Nuh der peygamber
    >>demez.
    >>Kaçıracak ama kız da babasının sözünden çıkmamaktadır. Efe ne
    >>yapsın? Tek
    >>çare babayı memnun etmekten geçiyor.
    >>
    >>Güç de olsa bıyıkları keser. Ama bu kez dağda otoritesi sarsılmaya
    >>başlar.. Adamları " Efem bu ne iştir?" derler. Efe de bir kıza
    >>tutulduğunu ama babasının bu şartı öne sürdüğünü söylese de
    >>adamları
    >>inanmazlar.
    >>
    >>Bir ay sonra kızın babasına gider ve ilk şartı yerine getirdiğini
    >>söyler.
    >>Kızın babası, bu kez; " Senin niyetinin ciddi olduğunu anladım.
    >>Benim
    >>kızım için çeyiz dizmek gerek. Dağdaki tüm altınlarını bana
    >>getireceksin.
    >>Nasıl olsa kızımı aldığında benim mallarımın tamamı senin olacak."
    >>Efe
    >>çaresiz dağa çıkar, adamlarının hisselerine düşen altınları da
    >>borç
    >>olarak alır. Sözünde duracağının nişanesi olarak da tüfeğini
    >>arkadaşlarına verir, tabancası ile şehre gelir. Kızın babasına
    >>paranın
    >>tamamını verir. Kızın babası da " Nikah yapılmadan evimde
    >>oturamazsın.
    >>Söz yüzüğü takma törenine kadar benim bahçıvanım Yorgo ile
    >>kulübesinde
    >>kalırsınız." diyerek efe`yi Yorgo`nun kulübesine gönderir. Yorgo
    >>da çam
    >>yarması gibi bir heriftir ama efe`den çekinir. Yorgo ile efe bir
    >>müddet
    >>aynı kulübede yaşarlar.
    >>
    >>Aradan bir süre geçtikten sonra efe kızın babasının karşısına
    >>dikilerek;
    >>Söz takma töreninin hala niye yapılmadığını sorar. Kızın babası da
    >>"Yarın
    >>bir ziyafet veriyorum. Şehrin tüm ileri gelenleri katılacaklar. Sen
    >>de o
    >>toplantıya katılacaksın ve herkesin önünde benden kızımı istersin.
    >>Ben de
    >>herkesin şahitliğinde kızı sana veririm. Kimse bana kızını korkudan
    >>verdi
    >>demez." der ve efe de kabullenir ama arkadan üçüncü şart gelir;
    >>"Sen dağda
    >>yaşamaktan insan içine pek çıkmamışsın. Böyle kaba konuşma ve
    >>yürüme ile
    >>olmaz. Benim kız sana yürümeyi ve kibar konuşmayı öğretsin de; bizi
    >>törende mahcup etme!" der.
    >>
    >>Efe için son şart çok ağır gelmiştir ama kızı almak için tek yol bu
    >>kalmıştır. Kızdan vazgeçse dahi, artık dağa da çıkamayacaktır.
    >>Dağdakiler,
    >>alacaklarını isteyeceklerdir. Çaresiz, son şartı da kabul eder ve
    >>ne
    >>kadar ağır gelse de kızdan yürüme, kibar konuşma derslerini alır..
    >>
    >>Akşam konakta büyük bir ziyafet vardır.. Şehrin tüm ileri gelenleri
    >>ile
    >>efenin dağdan gelen arkadaşları toplanmışlardır. Bizim efe de
    >>şehirliler
    >>gibi giyinir ama görünüşü, duruşu, konuşması itibariyle artık eski
    >>efe
    >>değildir. Yemekte herkes gözlerine inanamamaktadır. Efe yemek
    >>esnasında
    >>"Kuşum Aydın " gibi yürüyerek kızın babasının önüne gelir ve "Ben
    >>efe
    >>...... olarak, herkesin şahitliğinde kızınıza talibim." der.
    >>
    >>Kızın babası ise " BENİM İ...NE` YE VERİLECEK KIZIM YOK ! " diye
    >>kestirip
    >>atar.
    >>
    >>* * *
    >>Galiba AB yolunda Efe(!) gibi olacağız.
    >>
    >>* " Terörle mücadele yasasını değiştirin. " dediler. Yasayı
    >>değiştirdik,
    >>terörle mücadele edemez hale geldik. Artık teröristler,
    >>İstanbul`da,
    >>Mersinde, İzmir`de kısacası her yerde yürüyüş yapar hale geldiler.
    >>( Şu
    >>anda, ABD de veya AB de El kaide yandaşları Usame Bin Ladin
    >>resimleri ile
    >>gösteri yürüyüşü yapabilir mi? ) Oysa biz, hala da şehitler
    >>veriyoruz.
    >>
    >>* " 48 saatlik gözaltı
    >>süreniz uzun kısaltın." dediler. 24 saate düşürdük. Kendileri ise
    >>Londra
    >>Metro saldırılarından sonra 28 güne çıkardılar.
    >>
    >>* " İfade özgürlüğünü genişletin ." dediler. Atalarımıza sövenleri
    >>yargılayamazken ( O. PAMUK `un davasının hangi kanuna dayanarak
    >>düştüğünü
    >>açıklayabilecek hukukçu var mı? ) Kendileri Ermeni soykırımı
    >>olmamıştır
    >>diyenleri yargılayabiliyorlar.
    >>
    >>* " Dil özgürlüğünü genişletin." dediler. Genişlettik, Kürtçe,
    >>Zazaca
    >>kursları açtık. Kendileri (Hollanda) sokakta başka dillerin
    >>konuşulmasını
    >>yasaklamaya çalışıyorlar.
    >>
    >>* " Her türlü şartı yerine getirseniz dahi, sizin ülkeniz ve
    >>nüfusunuz çok
    >>büyük olduğundan son kararda AB nin hazmetme kapasitesine
    >>(İngilizcesi
    >>tam bu anlamı vermiyor ama gazetelerde bu şekilde tercüme
    >>ediliyor.) göre
    >>sizi alıp almayacağımıza karar vereceğiz." diyorlar. Kahin değilim
    >>ama
    >>yaptıkları çalışmalara göre, Türkiye AB`nin
    >>tahmini müzakere süreci sonunda küçülmüş iki Devlet veya Federasyon
    >>olacaktır. İnanmayan Sayın Osman DİYADİN` in Ben şehit miyim, Hain
    >>mi.
    >>adlı kitabını ve bu haftanın (3 Şubat 2006) TEMPO dergisini okusun.
    >>Adamlar Diyarbakır Kürtlerin başkentidir diyebiliyorlar. Artık
    >>hangisini
    >>hazmedebilirlerse onu alırlar. (Peki bu kadar verdiğimiz sivil -
    >>asker
    >>şehitlerimiz mi? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü (!) )
    >>
    >>* "Güney Kıbrıs Rum Kesimi için; Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanıyın,
    >>yoksa
    >>giremezsiniz! " diyorlar. Bizimkiler yakında tanıyacaktırlar. Daha
    >>doğrusu
    >>tanımak zorundadırlar. Tanıdığımızda ise; KKTC`den vazgeçtiğimiz
    >>gibi,
    >>bağımsız bir ülkenin toprağını da silah zoru ile 33 sene işgal
    >>altında
    >>tutmuş olacağımızdan(!) 33 yıllık işgal tazminatı ödeyeceğiz.
    >>(Louzidiu
    >>davası benzeri) Yetmedi; 1973 Barış harekatında ölen Rum askerleri
    >>için
    >>dahi tazminat ödeyeceğiz. Tüm bu
    >>tazminatları ödeyebilmek için herhalde Trakya`yı versek yine
    >>ödeyemeyiz.
    >>(Ya bizim şehitlerimiz? diye sormayın nasıl olsa onlar Türk` tü
    >>(!) )
    >>
    >>* " Ermeni soykırımını biz tanıdık. Siz de tanıyın, yoksa
    >>giremezsiniz!"
    >>diyorlar. Haklı olmamız veya bizim insanlarımızın soykırıma uğramış
    >>olması
    >>önemli değil. Önemli olan onların tanımış olmaları. Yoksa, "Sizi
    >>aramıza
    >>almayız." diyorlar. Diyelim ki tanıdık; bu kez haksız yere katil
    >>millet
    >>olarak damgalanacak ve korkunç tazminatlar ödeyeceğiz.
    >>Tazminatların
    >>peşinden toprak talebi de gelecek. (Ermenilerce şehit edilen
    >>atalarımız
    >>mı? nasıl olsa onlar Türk` tü (!) )
    >>
    >>* " Azınlıklar ve Din özgürlüğünde adım atmalısınız! " dediler.
    >>Henüz biz
    >>adım atmadan Misyoner radyolarını kurdular (İstanbul`dan
    >>dinlenebilen
    >>Müjde FM), her gün 24 saat Hıristiyanlık propagandası yapılıyor.
    >>Aynı
    >>derginin (TEMPO) 51. sayfasında da Watch Tower İncil ve
    >>Dua Örgütünün verilerine dayanarak Türkiye`de 1679 Protestan
    >>misyonerin
    >>görev yaptığını, 243 kişinin Hıristiyanlaştırılıp vaftiz edildiği
    >>belirtiliyor. Hepimiz bir gecede hıristiyanlaşsak bile bizi
    >>aralarına
    >>kabul etmezler.
    >>
    >>* " Özelleştirmeleri hızlandırın." dediler. Biz kıçımızdaki
    >>donumuzu bile
    >>satmaya kalkışıyoruz.
    >>
    >>(Atatürk Samsun`a çıktığında Madenler yabancılarda idi, Şehir
    >>hatları
    >>yabancılarda idi, Demiryolları, sanayii yabancılarda idi. (Hatta T.
    >>ÖZAKMAN Şu Çılgın Türkler kitabında Konya`dan askeri birliği
    >>taşıyan
    >>trenin makinistinin Rum olduğunu, Türklere bu işin öğretilmediğini
    >>yazar.)
    >>
    >>Artık kesinlikle eminim ki, biz de Efe`nin akıbetine uğrayacağız
  • vasvas
    Junior Member
    • 07-10-2005
    • 203

    #2
    Konu: efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

    çok güzel yazmışsın dostum. Ama bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın'cı olduğumuz sürece, Ben yoluma bakarım arkadaş'çı olduğumuz sürece ne yazıkkı böyle gidecek. bundan korkarım. Vatan elden gidiyor. Herkes görüyor ama elden bişey gelmiyor. neden derseniz :düşünsenize bu forumda en ufak bi topicte bile nası millet birbirine karşı geliyor. yok efendim o öyle yok efendim böyle.... Bunun cahillikle ilgisi yok sadece zeka ve dürüstlük meselesi. Herkes durupta dürüstçe içine bakarsa Doğruyu bulur. En önemli şey kendine yalan söylememek ve İNSAN olmaktır. ATAMIZA sahip çıkıp onun yolunu "anlamamız" gerekiyor. Ben Atatürkçüyüm diyenlerin çoğunun Mustafa Kemal'i anlamadığından eminim.

    Yorum

    • adorage
      Member

      • 15-04-2004
      • 617

      #3
      Konu: efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz



      burada aynı konuyu açtım ve gerekli cevabı verdim dalga geçilcek bir konu değil o yüzden herkesin bu işten kıssadan hisset çıkaması lazım

      Yorum

      • aliseyhan
        Junior Member
        • 02-03-2006
        • 36

        #4
        Konu: efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

        ülke elden gidiyor bizimkiler kasımpaşa da eski mah. gidip 75 ytl ye tıraş oluyor ve ölen şehitlerimizle ilgili hiç şey söylenmiyor sadece operasyon yapılacak operasyon düzenlenecek....!!!!!

        Yorum

        • zankilos
          Junior Member
          • 08-02-2006
          • 289

          #5
          Konu: efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

          arkadaşlar,bu ülke bukadar hortuma,rüşvete,madenlerimizi değerlendirememize,borç batağında olmamıza karşı hala ayaktaysa bundan sonrada kimse bu ülkeyi bitiremez.

          Yorum

          • cilgindunyali
            Junior Member
            • 22-03-2004
            • 139

            #6
            Konu: efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

            arkadasim cok manali ve anlasilir bir dille ifade etmissin..ki butun solediklerine katiliyorum..mesala ben sirf okudugum liseden dolayi bazi yerlere giremedim.bende bu ulkenin bir evladiyim..en az butun milliyetciler kadarda milliyetciyim..ama ne hikmetse o donemde ve hala bazi okullarda okuyanlar fisleniyor..neden o zaman bir tepki koyma geregi duyulmadi?acaba bana dokunmayan yilan misalimi dusunduler.bende AB nin kulturne karsiyim..ama sistemlerine degil,,cunku bizdede insanlarimiz insan gibi yasasin...

            Yorum

            • rubberman
              Member
              • 13-02-2006
              • 1992

              #7
              Konu: efenin hikayesi ama bu başka hikaye mutlaka ama mutlaka okuyunuz

              ne yapmakta olduğumuzu ve ne duruma düşürüldüğümüzü düşünme zamanıdır.

              Yorum

              İşlem Yapılıyor