Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Gösterim
Clear All
yeni mesajlar

  • black belt
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Fenerin hesabını Başbakan versin




    Vurgunun uzantıları neden araştırılmıyor
    Deniz Feneri vurgununun Türkiye ayağının da ortaya çıkartılmasını isteyen Baykal “Bu dernek, AKP ile ortaya çıkmış ve güçlenmiş dernektir. Başbakan iddiaların hesabını vermelidir” dedi


    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Deniz Feneri Davası ile ilgili olarak Başbakan Erdoğan’a yüklenmeye devam ediyor. Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Baykal, Almanya’daki davanın sonuçlanacağını hatırlattı. Kararın çerçevesinin aşağı yukarı belli olduğunu, çünkü sanıkların suçlarını kabul ettiklerini ifade eden Baykal, savcılık ile sanıklar arasında cezalar konusunda bir mutabakatın ortaya çıktığını söyledi. Baykal, özetle şunları kaydetti:


    Bu olayın içinde siyaset var
    * Yürüyen dava, Deniz Feneri’nin uluslararası bir suç örgütü niteliğinde çalışmakta olduğunu ortaya koymuştur. ’Uluslararası boyutu sadece Almanya ile ilgili değil’ demek istiyor, Alman mahkemeleri. ’Bunun bir de Türkiye ayağı var’ diyorlar. ’Türkiye ile Almanya birlikte bu suç faaliyetinin mekanı haline gelmişlerdir, olay hem Almanya’da hem Türkiye’de işlenmiştir’demektedirler.

    * Bu bireysel bir olay değil. Bugün anlaşılmıştır ki bu olay toplu bir olaydır, kolektif bir olaydır, bireysel bir olay değildir. Türkiye’de bu derneği yönlendiren insanlar bir aradadırlar. Belki de bu dernek aslında bağış yapmak için değil, böyle bir yolsuzluğu kamufle etmek için kurulmuştur. Bu yolsuzluğu siyasetin dışında izah etmek mümkün değildir. Bu olayın başında da sonunda da siyaset vardır. Siyasetle yakın ilişkili bir olaydır.


    İmtiyazı iktidar verdi
    * Manzara karşısında hükümetin sergilediği tavır üzüntü vericidir. Deniz Feneri, AKP ile ortaya çıkmış bir olay. Deniz Feneri’ni kamuya yararlı dernek haline getiren kim? AKP hükümeti. Ona vergi kolaylığı sağlayan kim? AKP hükümeti. Mehmetçik Derneği’nden bağışlarda esirgenen vergi kolaylığı, Deniz Feneri’nden esirgenmemiştir. Onun bu imtiyazı AKP iktidarı tarafından sağlanmıştır.

    * Atatürk ödülü verilmiştir, Meclis’in malzemeleri kendisine bağışlanmıştır. Bu olayda kuryelik yaptığı resmen mahkemede ifade edilen kişi, RTÜK başkanıdır. Kuruluşun başına Başbakan, nereden arayıp bularak bu kişiyi getirmiştir? Onun arkasında hangi ilişkiler, dayanışmalar yatıyor? Başbakan bunun hesabını vermeli.


    ++++++


    CHP: Deniz Feneri’ne verilen ödül geri alınsın
    TBMM Başkanlık Divanı’nın CHP’li üyeleri, Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne verilen TBMM Üstün Hizmet Ödülü’nün geri alınması talebinde bulundu. TBMM Başkanvekili ve CHP İzmir Milletvekili Güldal Mumcu, Katip Üye ve CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün ile TBMM İdare Amiri ve CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük imzasıyla TBMM Başkanlığı’na verilen yazıda şöyle denildi: “Meydana gelen gelişmeler sonrasında; halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yararlı hizmetlerde bulunmadığı, tam tersi yönetimde bulunanların kendi kişisel çıkarları için halkın masum duygularını sömürdüğü anlaşılan Deniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne verilen bu özel ödülün, TBMM Başkanlık Divanı’nca geri alınması yönünde karar alınması için gereğini arz ederiz” denildi. (AA)


    ++++++


    Kılıç: Bu davada Türkiye yargılandı
    CHP adına Almanya’daki duruşmaları inceleyen MYK Üyesi Ali Kılıç, Almanya’da davası süren Deniz Feneri yolsuzluğu davasıyla, Türkiye’nin yargılandığını öne sürdü. Davanın duruşmalarında, Başbakan Erdoğan’la, dolandırıcılık suçu tespit edilen Mehmet Gürhan’ı yan yana gösteren fotoğrafın dakikalarca mahkeme salonuna yansıtıldığını ifade eden Kılıç, Başbakan Erdoğan’dan hakkındaki iddialara yanıt vermesini istedi. Kanal 7 Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Karaman’ın gelini ile Başbakan Erdoğan’ın gelinin kız kardeş olduklarının dava nedeniyle ortaya çıktığını belirten CHP’li Kılıç, “Böylece Erdoğan ve Karaman ailelerinin akrabalıkları da belgelendi. Şimdi Sayın Başbakana soruyorum, dava başladığında, ’Ben bunları tanımıyorum’diyen Sayın Başbakan, nasıl olur da tanımadığı insanların davasıyla ilgili Federal Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğine davanın akıbetini sorabiliyor” dedi. Kılıç, davanın Türkiye ayağının da bir an önce araştırılması gerektiğini söyledi.


    Almanya’daki Deniz Feneri Derneği’nde yapılan yolsuzluk iddialarıyla ilgili davanın duruşmalarını, CHP’li Kılıçdaroğlu ve Kılıç da izledi.

    ++++++

    Eşinin malvarlığını açıkladı
    CHP lideri Baykal, Başbakan Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği eşi Olcay Baykal’ın malvarlığını da açıkladı:
    * 1993’te kıdem tazminatıyla aldığı bir daire bir de 1996’da kendi birikimiyle aldığı bir daire.
    * 1983’te alınan 1414 metrekarelik bir arsa.
    * Ankara ve Muğla’da 2 kooperatif hissesi.
    * 1997 Model Marea bir araba.
    * 150 bin YTL civarında banka hesabı.


    ALINTI: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha...y.php?hit=9536

    Yorum Yap:


  • black belt
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları



    ALINTI: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/birincisayfa.php

    Yorum Yap:


  • ssevers
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    tamam bu adamlar suçlu belli oldu. peki Türkiye ile bağlantıları kesinleştimi acaba .tam olarak anlayamadım bu haberlerden .Türkiye deki deniz feneri bizim bunlarla alakamız yok demişti sanırım. birde Başbakanla ve akp ile bağlantılımı şimdi bu deniz feneri e.v. bunlar belli oldumu kesin olarak bu dava sonucu ile

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by kanarya1958
    fakirin fokaranın yetimin hakınnı yiyeni affetmiyecen, idam.
    bu konuda senle hem fikirim

    ibreti alem için sallandıracaksın

    Yorum Yap:


  • spayk07
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Geçen yıllarda hatırlıyorumda gelen yardım paralarının tek kuruşunu bile giderlerde harcamadıklarını söylemişlerdi TV de

    Yardıma muhtaçların paralarını nasıl yediniz hiçmi vicdanınız sızlamadı.

    Yorum Yap:


  • kanarya1958
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    fakirin fokaranın yetimin hakınnı yiyeni affetmiyecen, idam.

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by Gondaray
    Mahkeme sanıklardan Mehmet Gürhan’a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan’a 2 yıl 9 ay ve Firdevsi Ermiş’e 1 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
    Mahkeme Başkanı kararın açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada Almanya’nın en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Dünkü son duruşmada söz alan sanıklar, bağış yapanlardan özür dilemiş ve yanlış yaptıklarını kabul etmişlerdi.


    Başka bir yerde de böyle yazıyor hangisi doğru?
    Bu nedenle 2 yıl hapis cezasına çarptırılmasına, ancak bu cezanın tecil edilmesini istiyoruz.
    savcının talebi ile serbest kalacak. haberin doğru dile gelmesi bence bu şekilde olmalı idi... ( yukardaki ilk haberdeki gibi )

    serbest kaldı dendiğinde suçlu değil anlamaıda çıkabilir. ancak durum bu değil, suçlu ama işbirliği yapması ve tutuklu kalma süresi nedeniyle yapılmış bir indirim. ( + Tecil )

    Başka bir yerde de böyle yazıyor hangisi doğru?
    Bir doğru var ama herkes o doğruyu anlatırken farklı yerlerinden tutup anlatıyor ...
    Son düzenleme NicK-EL; 17-09-2008, 11:32.

    Yorum Yap:


  • Gondaray
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Mahkeme sanıklardan Mehmet Gürhan’a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan’a 2 yıl 9 ay ve Firdevsi Ermiş’e 1 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
    Mahkeme Başkanı kararın açıklanmasının ardından yaptığı konuşmada Almanya’nın en büyük dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olunduğunu söyledi. Dünkü son duruşmada söz alan sanıklar, bağış yapanlardan özür dilemiş ve yanlış yaptıklarını kabul etmişlerdi.


    Başka bir yerde de böyle yazıyor hangisi doğru?

    Yorum Yap:


  • kanarya1958
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Güncel
    Deniz Feneri e.V. davası sonuçlandı

    Frankfurt Eyalet Mahkemesi, Deniz Feneri e.V. davasında hakim kararını açıkladı. Mahkeme başkanı Türkiye'de yapılan haberleri ve yayınların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
    MAHKEME KARARINI AÇIKLADI





    17 09 2008 11:44
    Frankfurt Eyalet Mahkemesi'nde görülen Deniz Feneri e.V. davasında hakim kararını açıkladı... Mahkeme başkanı Türkiye'de yapılan haberleri ve yayınların gerçeği yansıtmadığını söyledi. İşte mahkemenin verdiği cezalar...
    Frankfurt Eyalet Mahkemesi’nde görülen Deniz Feneri e.V. davasında hakim kararını açıkladı...
    Mehmet Gürhan'a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan'a 2 yıl 9 ay hapis cezası verildi...
    Firdevsi Ermiş ise duruşmanın ardından serbest bırakılacak...
    Öte yandan Mahkeme Başkanı Türkiye'de yapılan haberleri ve yayınların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

    Yorum Yap:


  • Kadim
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Deniz Feneri davasında karar açıklandı

    17 Eylül 2008

    Frankfurt Eyalet Mahkemesi’nde görülen Deniz Feneri e.V. davasında hakim bugün kararı açıkladı. Mahkeme sanık Mehmet Gürhan'a 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan'a 2 yıl 9 ay ve Firdevsi Ermiş''e 1 yıl 10 ay hapis cezası verdi.

    Savcının ceza talepleri


    DAVANIN altıncı oturumunda kadın savcılar Kertsin Lotz ve Isabel Grünwald’ın istediği cezaları ve gerekçeleri şöyle:

    Mehmet Gürhan (6 yıl): Gürhan’ın davanın başında suçunu itiraf etmesi ve sabıkalı olmaması, hafifletici sebep olarak görüldü. Gerçekten de Mehmet Gürhan’ın ipleri elinde tutmadığı gözönünde bulundurulmalı. Gürhan, özellikle Zekeriya Karaman’a bağlı çalışıyordu. Türkiye’deki bu adamlar olmasa, tek başına karar veremezdi. Bu da onun lehine bir durum. Bağış paralarının ise bilerek amaç dışı kullanıldığı ortada. Sanık Gürhan için 6 yıl hapis cezası istiyoruz.

    Mehmet Taşkan (3 yıl): 2006 sonunda Deniz Feneri Almanya’nın başına geçti. Bu döneme kadar hiçbir şeyle ilgisi yoktu. Kendisine şahsi bir çıkar sağlamadı. 4-5 kere nakit para çekti. Sadece bir kere nakit para transferi yaptı. Nakit para kasasından elden maaşları ödedi. Buna rağmen Taşkan, en geç bu işin içine girdiğinde bazı şeyleri durdurabilirdi. Taşkan’a 3 yıl ceza verilmesini, ancak tutukluluk halinin kaldırılmasını talep ediyoruz.

    Firdevsi Ermiş (2 yıl): Ermiş, sanıklar arasında en kapsamlı ifadeyi veren kişiydi. Ermiş, bilgisayar kayıtlarını da vererek davanın önemli ölçüde aydınlatabilmesine yardımcı oldu. Muhasebeci olarak elden verilen paralar ve kayıt dışı muhasebeden haberi vardı. Ancak yetkilerinin de kısıtlı olduğu gözönünde buldurulursa pek söz sahibi olmadığı görülüyor. Bu nedenle 2 yıl hapis cezasına çarptırılmasına, ancak bu cezanın tecil edilmesini istiyoruz.

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by ali_ekber
    aydın doğan grubu baskı yapmıştır alman mahkemelerine
    kesin
    :4_1_72:

    Yorum Yap:


  • ali_ekber
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    aydın doğan grubu baskı yapmıştır alman mahkemelerine

    Yorum Yap:


  • ali_ekber
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    alman mahkemeleri suçsuz olduğu içinmi bu kadar ceza yağdırdı vatandaşlarımıza??
    diye soruyorum kendime

    Yorum Yap:


  • ali_ekber
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by suleymansarac
    bencede devam etmeli herkes eteğindeki taşları dökmeli eğer dava türkiye de olsaydı kesin bir sonuç çıkmazdı şimdi alman adaleti ne karar verecek bakalım
    sonuç almaya ayağındaki cezalar ile biter
    türkiye ayağını bağlayan suçlar kapanır gider

    Yorum Yap:


  • suleymansarac
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by Gondaray
    Dişli çıktı...

    Eğer, Dişli çıkmasaydı, her gün gazetelere manşet olmaya devam ederdi. Sanırım danışmanları taktik verdi. Ve de Deniz Feneri imdadına yetişti.
    Dişli, Parti yönetiminden çıktı ama sonrasında ortadan kayboldu. Kimse ulaşamıyor. Telefonlarını açmıyor.
    Açsa şunu soracağız;

    “Kılıçdaoğlu sizi istifa ettirdi, şimdi Fener"in peşine düştü. Almanyalarda gezip duruyor.
    Hani siz adalet önünde hesap soracaktınız? Sordunuz mu?
    Dava açtınız mı?
    Aklanmak için ne gibi çalışmalar yaptınız?
    Konuyu yargıda halledeceğinizi söylemiştiniz, yargıya gitmek için ne bekliyorsunuz?
    Yargıya giderseniz ne olur?”

    Ama açmıyor telefonlarını.
    Bulunamıyor.
    Muhtemelen birileri ile konuşuyordur. Ama o kişiler, bu soruları soracak kişiler değildir.
    Diyelim ki, bulduk Dişli"yi ve sorduk bu soruları. Ne yanıt alacağız ki..?
    En iyisi hiç bulmamak galiba!

    Niye yanıt verilmedi ki?

    Alman Başkomiser, Deniz Feneri soruşturmasının şifrelerini çözebilmek için Türk Interpoll"üne yazı yazmış.
    “Ama yanıt vermediler bana” diyor…
    Üstelik arada anlaşma var.
    Yardım ve bilgi aktarmak zorundalar birbirlerine…
    Ama Türk Interpoll"ü yanıt vermemiş.

    Neden vermemiş acaba?
    Bilen var mı?
    Interpoll"ün başındaki müdür ya da Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal, neden yanıt verilmediğini biliyor mudur?
    Açıklayabilir mi?

    Aslında bilen biliyor, niye yanıt verilmediğini. Ve işte iddia ediyorum; hiç kimse, herkesin bildiği bu nedeni, açıklayamaz…
    Ama bir gün o "neden" ortaya çıkar.
    Çünkü, "gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir kusuru vardır…"


    Bu kavga bitmemeli…

    Erdoğan ile Doğan arasında başlayan "kavga" bitmemeli.
    Ta ki, Erdoğan; demokrasiyi içine sindirip; basın özgürlüğünü ve düşünce özgürlüğünü içine sindirene kadar…
    Ta ki, Doğan; basında tekelleşmenin aslında basının özüne zarar verdiğini kavrayana kadar..
    Şiir okuduğu için mahkumiyet alan Başbakan, muhalif düşünceye de saygı göstermeyi öğreninceye,
    Başbakanın gazabına uğramaktan şikayetçi Doğan, muhabir bağımsızlığının önemini kavrayıncaya kadar; sürmeli bu kavga.

    Bunun dışındaki bir nedenle sona ererse;
    ya gizli bir anlaşma vardır.
    Ya da gündem tüketme hastalığımıza kurban gitmiştir,
    bu kavga….

    Alıntıdır
    bencede devam etmeli herkes eteğindeki taşları dökmeli eğer dava türkiye de olsaydı kesin bir sonuç çıkmazdı şimdi alman adaleti ne karar verecek bakalım

    Yorum Yap:

İşlem Yapılıyor