Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Gösterim
Clear All
yeni mesajlar

  • Kadim
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    CHP'den bir belge daha

    22 Eylül 2008
    A.A
    .hurriyet2008-detailbox-newslink { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; font-weight:bold; text-decoration:none; color:#000000;} .hurriyet2008-detailbox-newslink:hover { font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:13px; font-weight:bold; text-decoration:underline; color:#990000;} CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya'daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan'ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman'ı, “Türkiye'deki işlerinde vekil tayin ettiğine ilişkin” 2007 tarihli noter belgesini açıkladı.

    Kılıçdaroğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, partisinin Şişli İlçe Kongresinde dile getirdiği “3Y (yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele) söylemine” artık vatandaşın itibar etmediğini iddia etti.

    “Yolsuzlukla mücadele edeyim derken, AKP ve Sayın Başbakan bugün yolsuzluk yapanların en büyük hamisi durumuna gelmiş durumda” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
    “Almanya tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık davasının Türkiye'deki faili olarak mahkeme kararına geçen kişi, bugün RTÜK'ün başında ve Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın koruması altında. Sayın Başbakana sormak isterim: Almanya'daki dolandırıcılık davasının Türkiye ayağını oluşturan kişilerden birisi olarak, adı defalarca geçen kişiyi, RTÜK Başkanı olarak görmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz? Bu anlayışınızı, yolsuzlukla mücadele söyleminin neresine oturtuyorsunuz? Sayın Zahid Akman'ı, Kanal 7'yi birlikte kurduğunuz için mi koruyorsunuz? Bu bağlamda bir korumanın suçu paylaşmak anlamına geldiğini çevrenizdeki kişiler acaba size söylemediler mi? Bu davranışınızı hangi şeref ve haysiyet anlayışınıza oturtuyorsunuz?

    Almanya'daki Deniz Feneri olayında olduğu gibi, Kanal 7'nin yurt dışı hesaplarını resmi defterlerine kaydetmediği devletin raporları ile saptanmasına karşın, bu raporları sümenaltı edip, savcılığa göndermeyen SPK Başkanı Turan Erol'u hangi şeref ve haysiyet anlayışı ile yerinde tutuyorsunuz? Şayet yolsuzluklarla mücadele programınız bu anlayış ile hazırlanmışsa, onun adı 'yolsuzlukla mücadele' değil, yolsuzluklara yataklık yapmadır. Almanya'daki dolandırıcılık olayının Türkiye baş aktörü Zekeriya Karaman'ın akrabanız olması, size böyle bir korumacılık yetkisi vermez, vermemelidir. Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı vergi kaçakçılarının, hayali ihracatçıların, karaparacıların hamisi olamaz. Türkiye Cumhuriyeti, karapara kuryecilerinin ve karaparanın cenneti olamaz.”

    “BİAT BELGESİ”

    Kemal Kılıçdaroğlu, basın toplantısında,Almanya'daki Deniz Feneri davasında ceza alan Mehmet Gürhan'ın, Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman'ı vekil tayin ettiğine ilişkin, 21 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul 10. Noterliğince düzenlenen belgeyi de açıkladı.

    Belgeyi “biat belgesi” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, genel vekaletname” başlıklı belgede, “Türkiye hudutları dahilindeki ortağı olduğum şirketlerdeki hisselerimi devretmeye, Türkiye hudutları dahilindeki şirketlere ortak olmaya, hisse satın almaya, ortaklıkla ilgili haklarımı takip etmeye benim adıma evrakları imzalamaya, kamu kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel şirketlerdeki işlerimi takip etmeye T.C. vatandaşı Kadir oğlu 03.01.1952 doğumlu Zekeriya Karaman'ı vekil tayin ettim” cümlelerinin yer aldığını kaydetti.

    CHP'li Kılıçdaroğlu, bu vekaletnamenin, “Mehmet Gürhan'ın aslında bir piyon olduğunu, tüm yetkilerin ve sorumluluğun Zekeriya Karaman'da bulunduğunu açıkça gösterdiğini” ileri sürdü.

    “KENDİNİZİ ÇIKMAZ SOKAKTA BULURSUNUZ”

    Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:
    “Sayın Başbakana önerim: Sayın Başbakan bu vekaletnameyi önünüze alınız ve vicdanınızın da sesini dinleyerek bir düşününüz. Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını kimler yiyor? Kimler İslamiyetin o güzel yardımlaşma duygularını özel çıkarları için kullanıyor ve siz Türkiye'deki asıl faillerin arkasında, onların destekçisi olarak görünüyorsunuz. Bunu gerçekten de içinize sindirebiliyor musunuz? Sayın Başbakan'ın etrafında saygın kişiler var. Lütfen onların uyarılarına kulak versin. Şayet Dengir Fırat'la yola çıkarsanız, kendinizi çıkmaz sokakta bulursunuz. Zaten ağzınızın bozukluğu da galiba buradan geliyor.”

    Kemal Kılıçdaroğlu, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile ilgili olarak da “Dengir Fırat'ın en büyük ortağı olduğu MENAS'ın ürünlerini yurt dışına götüren TIR'da 89 kilo eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı? Fırat'ın en büyük ortağı olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı, yapmadı mı? Sayın Başbakanın imzasıyla Dengir Fırat'ın iftira attığını kanıtlarsam, Mehmet Mir Dengir Fırat'ı partideki görevinden alacak mısınız?” dedi.

    Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine, Başbakan Erdoğan'ın imzasıyla, Fırat'ın birisine iftira attığını kanıtlayacağını söyledi.
    “Kime iftira attığını söylemeyecek misiniz?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, “sayın Başbakan sorsun öğrensin bakalım. Ben bunu kanıtlayacağım, o zaman Sayın Başbakan dönüp Mehmet Dengir Mir Fırat'a ne söyleyecektir, ben de merak ediyorum. Ben bir şey istiyorum, milletvekilliğinden ayrılması...” diye konuştu.

    “DENGİR FIRAT'LA HESAPLAŞACAÐIZ”

    Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, Fırat'ın, hayali ihracat olayı ortaya çıktığı zaman “ben o şirketten ayrılmıştım” dediğini anımsatması üzerine, “Sayın Dengir Fırat'la hesaplaşacağız. Fırat'la bütün medyanın önünde herhalde bir araya geleceğiz. O zaman ben size Fırat'ın ve şirketinin gerçek yüzünü belgelerle göstereceğim. Öyle kafadan atmak, hakaret yok, kızmak da yok. Ben belgelerini göstereceğim, sayın Fırat da konuşacak” dedi.

    “Bu bir çağrı mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “kendisinin çağrısıydı, dün sayın Başbakan da çağrıya yanıt vermediğimizi söyledi. Sayın Fırat'la herhangi bir yerde tartışalım, basın mensupları da izlesinler” yanıtını verdi.

    Kemal Kılıçdaroğlu, “CHP'nin Almanya'daki bir vakıftan 85 milyon avro yardım aldığına ilişkin iddialara” yönelik bir soruyu yanıtlarken, “Benim böyle bir hesabım ve param da yok. Ama açıklarlarsa sevinirim. Belki Almanya'da benim bir hesabım olduğunu da öğrenmiş olurum, paraya da ihtiyacım var” dedi.

    Yorum Yap:


  • zigana
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    BORÇLAR GURBETÇİLERE KALDI!
    Bir dönem Zahid Akman’ın da yöneticiliğini yaptığı, Almanya’daki OWG adlı kooperatife yaklaşık 8 milyon Euro kaptıran gurbetçilere, bir kötü haber de Alman Maliyesi’nden geldi.

    Kooperatife, üye başına 1500 ile 4 bin Euro konut edindirme yardımında bulunan Alman Maliyesi, ortada ne para ne de konut olduğu için, bu yardımların geri tahsilatına başladı. Yani, kooperatife milyonlarca Euro kaptıran gurbetçiler, yine birilerinin götürdüğü Alman yardımını da ceplerinden ödeyecek.

    AlmanMaliyesi, RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın da bir dönem yöneticiliğini yaptığı, Offenbacher and Frankfurter Wohnungsbaugenossenschaft (OWG) adlı kooperatifin 1300 gurbetçisine yaptığı mali yardımı geri alacak. Kooperatifzedeler, doğrudan kooperatif yönetimi tarafından tahsil edildiği için yüzünü bile görmedikleri Euro’ları, şimdi Alman Maliyesi’ne ödemek zorunda kalacaklar.

    İki kere mağdurlar

    Konuyla ilgili açıklamayı, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. Akman’ın da bir dönem yöneticiliğini yaptığı kooperatifin, 1300 üyeden konut teşvik primi ve aidatla beraber 8 milyon Euro topladığını belirten Kılıçdaroğlu, "Alman Maliyesi şimdi konut yardımı yaptığı vatandaşlardan parayı geri almaya başladı. Vatandaş bu paraları geri ödeyecek; üstelik kooperatife 96 ay boyunca ödediği aidatlardan da oldu" dedi.

    Geri ödemeler başladı

    Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bu kooperatif, Alman hükümetinden üye başına 1500 ile 4 bin Euro arasında değişen konut edindirme yardımı alıyor. Ayrıca üyelerin kendi ödediği aidatlar da var. Şimdi gurbetçiler Alman Maliyesi’yle ödeme konusunda pazarlık yapıyor. Kimisi ödedi; kimisi de durumuna göre ödeme takvimi belirlemeye çalışıyor. Gurbetçilerimiz bir yandan da avukatları aracılığıyla, aralarında Akman’ın da bulunduğu kooperatif yöneticileri hakkında dava açtı.

    1300 kişiye 10 daire

    Bu dava dışında iki ayrı dava daha var, Akman ve diğer arkadaşları hakkında. Zahit Akman ve diğer yönetim kurul üyeleri aleyhine nitelikli dolandırıcılık davası açılıyor. Basına daha önce yansıdığı gibi, ’7670Js241702/07’ dosya numaralı dava sürüyor şu anda. Çünkü bin 300 kooperatif üyesi karşılığında, ortada olan yaklaşık 10 daire var. İkinci dava ise ’Kooperatifin iflasını geciktirerek bildirme’ suçlamasını kapsıyor.

    Malına tedbir konsun

    Alman hukukuna ve dernekler yasasına göre fahri üyelik yok. Bir kooperatif yönetim kurumu üyesi, kooperatifin bütün işlemlerinden sorumludur; Akman da sorumludur. Dolayısıyla gurbetçilerimizin haklarını korumak adına Zahit Akman’ın Türkiye’deki mal varlığına tedbir konmalı. Hukukçu arkadaşlarımız gerekli araştırmaları yapıyorlar. Meclis’te yapabileceğimiz bütün denetim mekanizmalarını işleteceğiz. Öyle anlaşılıyor ki Akman artık Meclis’e gelemeyecektir. Meclis’e her geldiğinde kendisine hem kooperatif ve Deniz Feneri olayı sorulacaktır. Başbakan Akman’ı kurtarmak istiyorsa seçimlerde aday yapar.

    Nereden buldun Akman

    CHP MYK üyesi Ali Kılıç ise RTÜK Başkanı Akman’la ilgili olarak Alman hükümetine "Armada" çağrısı yaptı. Kılıç, "Paranın nereye gittiği belli oldu. Armada’ya ortak olmuş anlaşılan Sayın Akman. Zaten Alman hükümeti de para Türkiye’de diyor. Almanya Armada’daki hisselere el koyma başvurusu yapmalı bence. Türkiye’de de dava açmalı, ’Nereden buldun sorusu’ sormalı" diye konuştu.

    Yorum Yap:


  • Kadim
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Türkiye'de 1.5 milyon Alman çalışsaydı ve kazandıklarını Almanya'ya aktarsaydı diye başlayan bir irdeleme ile yol alınırsa isabetli olur. Elbetteki bir yerde edinilen rızk edinildiği yerin ekonomisine dahil olmalıdır. Bu ise ancak sosyal bir devlet anlayışı gereğidir. Alman devletinğin yayılımcı ve sömürücü oluşu ile ilgili derecesini ekonomistler daha iyi bilirler fakat söz konusu olan eğer kapitalist (karı halka intikal yerine şirket sermayesine ekleme) sisteme dahil bir ülke ise onun bunun olmuş bir manası yoktur. Çünkü o para ne Alman halkına ne de Türk halkına kalmaz, gideceği yer zenginin kasasıdır.
    Son düzenleme Kadim; 22-09-2008, 00:47.

    Yorum Yap:


  • ybæl©ik
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    ( Batı ) Almanya, Doğu Almanya ile birleştikten sonra ekonomisi çöküşe geçti.

    İşsizlik artıyor, sosyal güvenceler azalıyor, .... sonuç olarak da Almanya'da olan yabancılara ve özellikle de Türklere karşı saldırı ve eylemler çoğalıyor ... Bunu aşırı milliyetçiler gibi gösteriyorlar ama çoğu Alman yabancıları istemiyorlar ... Çünkü yabancılar yüzünden kendilerinin işsiz kaldıklarını düşünüyorlar.

    Yorum Yap:


  • ssevers
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    benimde aklıma şu geliyor. bu alamanlar paralarının dışarı çıkmasını engellemek için bu ve benzeri kurumlara bu şekilde darbe vuruyor olabilirler. zaten alamanyanın ekonomisinin eskisi gibim olmadığını söylüyor gurbetçiler

    Yorum Yap:


  • ybæl©ik
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by zigana
    almanlar deniz fenerinin paralrına konmak için bişeyler yapmış olabilirler mi

    acaba diyorum
    Bunun planlı bir oyun olduğunu hedef olan biz Türklerin çoğunun dışında herkes biliyor ve görüyor. Ama kör edilen bizler burnumuzun dibini dahi göremiyoruz.

    Alman bürokrat ve siyasilerinin bizleri çok sevdiğini ve adaletli olduklarını mı zannediyorsunuz.

    Bu dava aylardır sürmesine rağmen neden son günlerde gündeme geldi acaba ? İlk günden bu yana izlenmesi gerekmezmiydi ?

    Almanya gibi ciddi ve prensipli bir ülke olacak, yolsuzluk tespit edecek ve en ağır cezayı 5 küsür yıl verecek .... !!! ... öte yandan muhasebeci ise 1 küsür yıl ile cezalandırılacak ve içerde kaldığı süre de dikkate alınarak serbest bırakılacak, ortadan kaybolacak !!!

    Son 3 yıldır Maliye'ye verilmeyen mali tabloların hesabını kim verecek ? Sorumlu, yetkili kim, kimler ? Mali tabloların Maliye'ye verilmemesinin ardındaki yatan gerçek nedir ? Satılmış birileri mi ?

    Derneğe ait malvarlığı paraya çevrilecek ve belirli oran dahilinde yardımlarını belgeleyenlere dağıtılacak. Peki belgeleyemeyenler ? Kalan para da Alman Kızıl Hacına aktarılacak !!!

    Konuyu enine boyuna bir araştırın bakalım nelerle karşılaşacaksınız.

    Yorum Yap:


  • zigana
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    almanlar deniz fenerinin paralrına konmak için bişeyler yapmış olabilirler mi

    acaba diyorum

    Yorum Yap:


  • black belt
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by armonil
    Aynen öyle bende faklı bir dille onu anlatmak istiyorum zaten.
    İnsanların insani duygularıyla oynanmasın
    Yardıma devam İsteyen araştırabilir.
    O kadar....
    O halde selamlar ve hayırlı akşamlar...

    Çünkü dediğimiz gibi artık Yargı sürecini bekleme zamanı geldiğine inanıyoruz.

    Yorum Yap:


  • armonil
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by black belt
    yapma üstadım,

    İbadet de saklıdır kabahat de...

    yardımlar, Allah Rızası için yapılır, hiç bunun reklamı olur mu?

    Meşhur boksör Muhammed Ali'nin bir çok yardımları vardır ve hepsini gizli tutmuştur..

    Hatta bir keresinde Namaz kılarken fotoğraflarını çeken gazetecilere kızmış ve "Dinimiz gösteriş dini değildir" demişti...

    Sevap, gizli ve incitmeden yapılan yardım değil midir?

    Selamlar.

    ---------------------------------------------------------------------------------

    Not: Tartışmalar bitecek gibi görünmüyor,siyasi amaçlı bunu herkes kendince bir yerlere çekiştiriyor...

    Bu işten karlı çıkan ise Almanlar...

    zaten insanımızı istemiyorlardı.. Bu konu ekmeklerine yağ sürdü..Bu çok üzücüdür..Kimsenin (AB'den) eline fırsat vermeyeceksin. Çok dikkatli olacaksın. Olunmaz ise sonucu bu.. Üzücü ve prestij kayıbı..

    Bütün temennimiz bir daha böyle üzücü olaylar olmaması ve
    Artık ülkemizdeki soruşturmanın sonucunu beklemek..

    Bu noktada söz bitmiştir...Soruşturma ve yargı süreci bitinceye kadar Hepimiz sabırla Yargıyı beklemeliyiz. Aklı Selim bunu söyler.

    Tekrar Selamlar...
    ---------------------------------------------------------------------------------

    bu noktada sayın modlardan ricam artık bekleme (yargı süreci ) başladığından, topicin kitlenmesi...Çünkü basında çıkan haberleri kes-yapıştır ile maalesef sorun çözülmeyecek,eğer öyle olsaydı, bu forum sayesinde Dünya Güllük Gülistanlık olurdu...

    Bütün güzel şeyleri foruma yapıştırırdık çünkü....

    -----------------------------------------------------------------------------------


    NoT2:
    Muhammed Ali'yi insanlık ve kişilik olarak çok severim...Takdir ettiğim örnek bir sporcudur...Amerikya adına Vietnam'a savaşa gitmedi..Şampiyonluğunu elinden aldılar.Hapislere attılar.Yılmadı yine şampiyon oldu... İnsanlık dersi verdi Tüm Dünya'ya...

    Aynen öyle bende faklı bir dille onu anlatmak istiyorum zaten.
    İnsanların insani duygularıyla oynanmasın
    Yardıma devam
    İsteyen araştırabilir.
    O kadar....

    Ayrıca Almanya Deniz feneri E.v.ye yardım yapanlar eğer belgelendiremezlerse yaptıkları yardımlar (milyon dolarlar) almanya kızılhacına kalacak. Mahkeme kararı...
    Son düzenleme armonil; 21-09-2008, 20:47.

    Yorum Yap:


  • anterior
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by NicK-EL
    konunun ne olduğunu net bir şekilde biliyorum

    Ahmet Hakan 'ın bu yazısıda bu olayın bir yansımasıdır ve bu olaylar sıransında yaşananlar ile ilgili değişen görüşleri yer almaktadır. ( yoksa ben mi bu şekilde algıladım stupidprv )

    yada hangi haber içindi bu lütfen ????? stupidprvstupidprv
    Bugünkü Hürriyet'te okuduğum, sizin de buraya eklediğiniz son köşe yazısı; bir siyasi partimizin kapatılması hakkında açılan ve Anayasa Mahkemesi'nce karara bağlanmış olana dava süreci ile ilgilidir.

    Yazının içerisinde geçen bazı bölümler, Erdoğan - Doğan kavgası tam gaz devam ediyor konu başlığı altında irdelenecek türden tespitler içermektedir.

    "Lütfen" sözcüğünde mana bulmasını beklediğim ise; sadece sizden değil pek çok katılımcı arkadaşımızdan, mümkün olduğunca konu dışına çıkılmaması temennisi ile akis arayan ufak bir ricadır...

    Yorum Yap:


  • black belt
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by armonil
    Bu tartışmalar nerede son bulacak. İnsanların iyi niyetlerle yapmış oldukları yardımlar mı kesilecek. Deniz feneri kapatılacakmı...Onca yardım alan kişilerin durumu vebali kimin boynuna olacak. Bunu mu istiyorlar. Dinimizin temel direklerinden biri olan yardımlaşma ya balta mı vurulacak.

    Bir kaç kişinin yapmış olduğu yanlışlık (öyle olsa bile) kuruma mı mal edilecek.

    Allah her şeyin doğrusunu bilir. Bize düşen yardıma devam etmek ve istiyorsak gidip yaptığımız yardımın takibini yapmak.

    Deniz feneri derneği hakkında atıp tutanlar gittilermi araştırdılarmı yapılan yardımların nerelere gittiklerini gördülermi veya hayatlarında bir kez olsun bir fakiri doyurdular mı...


    yapma üstadım,

    İbadet de saklıdır kabahat de...

    yardımlar, Allah Rızası için yapılır, hiç bunun reklamı olur mu?

    Meşhur boksör Muhammed Ali'nin bir çok yardımları vardır ve hepsini gizli tutmuştur..

    Hatta bir keresinde Namaz kılarken fotoğraflarını çeken gazetecilere kızmış ve "Dinimiz gösteriş dini değildir" demişti...

    Sevap, gizli ve incitmeden yapılan yardım değil midir?

    Selamlar.

    ---------------------------------------------------------------------------------

    Not: Tartışmalar bitecek gibi görünmüyor,siyasi amaçlı bunu herkes kendince bir yerlere çekiştiriyor...

    Bu işten karlı çıkan ise Almanlar...

    zaten insanımızı istemiyorlardı.. Bu konu ekmeklerine yağ sürdü..Bu çok üzücüdür..Kimsenin (AB'den) eline fırsat vermeyeceksin. Çok dikkatli olacaksın. Olunmaz ise sonucu bu.. Üzücü ve prestij kayıbı..

    Bütün temennimiz bir daha böyle üzücü olaylar olmaması ve
    Artık ülkemizdeki soruşturmanın sonucunu beklemek..

    Bu noktada söz bitmiştir...Soruşturma ve yargı süreci bitinceye kadar Hepimiz sabırla Yargıyı beklemeliyiz. Aklı Selim bunu söyler.

    Tekrar Selamlar...
    ---------------------------------------------------------------------------------

    bu noktada sayın modlardan ricam artık bekleme (yargı süreci ) başladığından, topicin kitlenmesi...Çünkü basında çıkan haberleri kes-yapıştır ile maalesef sorun çözülmeyecek,eğer öyle olsaydı, bu forum sayesinde Dünya Güllük Gülistanlık olurdu...

    Bütün güzel şeyleri foruma yapıştırırdık çünkü....

    -----------------------------------------------------------------------------------


    NoT2:
    Muhammed Ali'yi insanlık ve kişilik olarak çok severim...Takdir ettiğim örnek bir sporcudur...Amerikya adına Vietnam'a savaşa gitmedi..Şampiyonluğunu elinden aldılar.Hapislere attılar.Yılmadı yine şampiyon oldu... İnsanlık dersi verdi Tüm Dünya'ya...
    Son düzenleme black belt; 21-09-2008, 20:35.

    Yorum Yap:


  • armonil
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Bu tartışmalar nerede son bulacak. İnsanların iyi niyetlerle yapmış oldukları yardımlar mı kesilecek. Deniz feneri kapatılacakmı...Onca yardım alan kişilerin durumu vebali kimin boynuna olacak. Bunu mu istiyorlar. Dinimizin temel direklerinden biri olan yardımlaşma ya balta mı vurulacak.

    Bir kaç kişinin yapmış olduğu yanlışlık (öyle olsa bile) kuruma mı mal edilecek.

    Allah her şeyin doğrusunu bilir. Bize düşen yardıma devam etmek ve istiyorsak gidip yaptığımız yardımın takibini yapmak.

    Deniz feneri derneği hakkında atıp tutanlar gittilermi araştırdılarmı yapılan yardımların nerelere gittiklerini gördülermi veya hayatlarında bir kez olsun bir fakiri doyurdular mı...

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by anterior
    Lütfen...
    konunun ne olduğunu net bir şekilde biliyorum

    Ahmet Hakan 'ın bu yazısıda bu olayın bir yansımasıdır ve bu olaylar sıransında yaşananlar ile ilgili değişen görüşleri yer almaktadır. ( yoksa ben mi bu şekilde algıladım stupidprv )

    yada hangi haber içindi bu lütfen ????? stupidprvstupidprv

    Yorum Yap:


  • anterior
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları
    Lütfen...

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

    Ahmet Hakan'dan Başsavcı'ya açık mektup

    Masaldaki kuzu artık kurdu aratıyor..

    Ahmet Hakan, Hürriyet'teki yazısında Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AKP hakkında açtığı kapatma davası ve Başbakan Erdoğan ile Aydın Doğan arasındaki sürtüşmenin geldiği sürece köşesinde yer vedi.

    BAŞSAVCI'YA AÇIK MEKTUP

    Savcı Bey... AKP’nin kapatılması talebiyle hazırladığınız "İddianame"yi görünce... Sinirden harap olmuştum... Bazıları "oh olsun" falan derken... Beni bir karamsarlık sarmıştı... "Ne zaman bizim de doğru dürüst bir demokrasimiz olacak" demiştim... "Yine mi mazlum konumu birader" demiştim... "Ne zaman bitecek şu irtica masalı" demiştim... "Değişti adamlar... Şunun farkına varsana be Savcım" demiştim... Sadece ben mi? Hasan Abi’den Mehmet Abi’ye, Cengiz Abi’den Oral Abi’ye... Medyadaki bütün "demokrat kalemler" benzer duygular içindeydi... Siz bize bir "kurt masalı" anlatıyordunuz... Biz ise masaldaki "kuzu"ya sahip çıkıyorduk... Fakat Savcım, bu muazzam bir hayal kırıklığıdır... Fakat Savcım, bu fevkalade bir mahcubiyettir...

    KUZU KURTTAN BETER

    Durum şudur Sayın Savcım: "Masaldaki kuzu", artık "Masaldaki kurt"u bile aratacak kadar gaddarlaşmıştır... "Bizim kuzu", artık ne dediğini, ne yaptığını bilmiyor... O artık, "Bir şiir okudu diye mahpus damlarına gönderilmiş mazlum adam" olmaktan çıkmıştır... O artık Bush olmuştur... Evet, evet... Sanki karşımızda "teröre karşı savaş" başlatan Bush var... Ha bire dayatıyor: "Ya bendensin / Ya onlardan" diyor... "Ya dostsun / Ya düşman" diyor... Cepheleştiriyor, kamplara bölüyor, dost düşman ayrımı yapıyor, sızmalara asla prim vermeyeceğini söylüyor, yatakçılardan söz ediyor, farklılıklara tahammülsüzlük gösteriyor, gettosuna çekiliyor, mahallesini tahkim ediyor... Sonuçta o artık, Vakit Gazetesi’ndeki üç beş manyağın üslubuna teslim olmuştur... Savcı Bey... "Peki yok mudur kendisini bir uyaran" diye sorabilirsiniz... İnanın yoktur... Çünkü "uyarmak", etrafındakiler açısından çok ciddi bir "cesaret sorunu" haline gelmiştir... Her şeyden önce fırça yemeyi göze almak zorundadır uyarıda bulunanlar... Yani gidişat çok ama çok tehlikeli bir noktaya gelmiştir Sayın Savcım...

    YENİ BİR İDDİANAME Mİ? SAKIN HA SAYIN SAVCIM

    Ama Savcı Bey... Durun bir dakika! Sakın bu olup bitenlere bakıp, "O halde yeni bir iddianame hazırlamanın vakti gelmiş demektir" falan demeyin... Sakın bu olup bitenlere bakıp, içinde bol miktarda "Kuran kursu, cami, namaz, içki, laiklik" gibi sözcükler geçen ve "Bu parti kapatılmalıdır" talebinde bulunan yeni bir "iddianame" falan hazırlamayın... Çünkü... Artık biz öyle biliyoruz ki... Bu sorun, içinde "Kuran kursu, cami, namaz, içki, laiklik" gibi sözcüklerin geçtiği ya da geçeceği yeni iddianamelerle halledilemez... Bir "despotik adım", başka bir "despotik adım"la engellenemez... Bu sorunun çözümü yine demokrasi içinde olacaktır Sayın Savcım... Lütfen bunun idrakinde olun... Bu memleketin demokrasi birikimine güvenin... Bakın, hazırladığınız "İddianame"ye karşı dün yalın kılıç mücadele veren Mehmet Abi’ler, Hasan Abi’ler, Cengiz Abi’ler, bugün yalın kılıç "iddianamenizin hedefindeki adam"a karşı mücadele veriyorlar... Şunu unutmayın: O Tayyip Erdoğan, memleketin bütün gazetelerini satın alıp, bütün yazarlarının maaşını verse... Yine de çoksesliliğin önüne geçemez... Çünkü buralarda hayat, onun sandığı gibi akmıyor...

    BU BİR DEMOKRASİ MÜCADELESİ

    Demem o ki Sayın Savcım... Başbakan iftar sofralarını sağa sola "ayar verme" platformuna dönüştürse de... "Boykot" emirleri verse de... Partisine oy veren insanlara, "teba" ya da "koyun" muamelesi çekse de... Herkesi kör, álemi sersem sansa da... Etrafındaki hiç kimse bu durum karşısında gıkını çıkaramasa da... Yani tehlike büyük, hem de çok büyük olsa da... Sakın parti kapatmaktan medet umanların, "Niye harekete geçmiyorsun?" şeklindeki dolduruşlarına gelmeyiniz... Çünkü... Size burada bir vazife düşmüyor... Çünkü... Bu bir demokrasi mücadelesidir... Ve sorumluluk, demokrasi ortak paydasında buluşanların omuzlarındadır... Gördüğünüz gibi onlar da sorumluluklarının fevkalade idrakinde...


    GAZETEVATAN.COM

    Yorum Yap:

İşlem Yapılıyor