Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları

Kapat
X
 
  • Zaman
  • Gösterim
Clear All
yeni mesajlar

  • ATmaCA_53
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by Kadim
    Eğer halkın ve hakkın yanındaysanız, susmayın susturmayın. Bu ülkenin dirliği ve düzeni için, rızk dağılımını engelleyen her pisliği ve engeli halka sonuna kadar duyurun. Ancak önce tam olarak inanın duyuracağınız şeye... Çünkü eninde sonunda gerçekler ortaya çıkacaktır. O AKP'li şu CHP'li şu DYP'li diye birbirinize düşman kesilmeyin. Kesiliyorsanız halkı değil sırtınızı dayadığınız partilerin dirliğini düşünüyorsunuz demektir. Kardeşlerinizi düşünüyorsanız karşı partiyi eleştirdiğiniz kadar kendi partinizi de eleştirin. Partinizin hataları ortaya çıktığında çıkarlarınız yok olacak diye korkup, partinizin hatalarını gizliyorsanız bu Allah'a ortak koşmaktır, partiye teslim olmaktır, nankörlüktür. Halk temiz partiyi ancak kendi vicdanından çıkaracaktır.

    Not: Yazılardan alıntı yaparken tüm yazıları alıntılamak yerine ilgili bölümü alıntılarsanı görüntü kirliliğini de engellemiş oluruz.
    bir hata varsa elbet adalet önünde hesap verecektir bundan kimsenin hiç şüphesi olmazsın ama bu yaşanan deniz feneri olayı bunu şimdi gündeme getiriyorlarsa ben budan şüphe duyarım.

    Yorum Yap:


  • delphin
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Bu olayı pek takip etmiyordum neden derseniz 2 3 yıl önceydi sanırım bu paralar hep Fettuhlah Gülen e gider diyordu bir büyüğüm ben olurmu abi kendi masraflarını ayırırlar yardım yapaılacak yerlere gidip gelirken diğerlerini dağıtırlar diyordum .

    Abide bana bukadar büyük paralarla neden küçük kişler uraşmıyor bak başlarında hep büyük kişiler var derdi söylediğinin çok doğru olduğunu geç de olsa anladım .

    Sonuçta Gülen hocaya giden para Ülkemizde onun emrinde çalışanlarına döner bana göre ben böyle düşünüyorum olaylarda zaten bu yönde gelişiyor .

    Fakat anlamadığım hala Televizyon kanallarında Deniz Fenerinin reklamları dönüyor bağış toplamak için budaha ilginç .

    Yorum Yap:


  • Kadim
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Eğer halkın ve hakkın yanındaysanız, susmayın susturmayın. Bu ülkenin dirliği ve düzeni için, rızk dağılımını engelleyen her pisliği ve engeli halka sonuna kadar duyurun. Ancak önce tam olarak inanın duyuracağınız şeye... Çünkü eninde sonunda gerçekler ortaya çıkacaktır. O AKP'li şu CHP'li şu DYP'li diye birbirinize düşman kesilmeyin. Kesiliyorsanız halkı değil sırtınızı dayadığınız partilerin dirliğini düşünüyorsunuz demektir. Kardeşlerinizi düşünüyorsanız karşı partiyi eleştirdiğiniz kadar kendi partinizi de eleştirin. Partinizin hataları ortaya çıktığında çıkarlarınız yok olacak diye korkup, partinizin hatalarını gizliyorsanız bu Allah'a ortak koşmaktır, partiye teslim olmaktır, nankörlüktür. Halk temiz partiyi ancak kendi vicdanından çıkaracaktır.

    Not: Yazılardan alıntı yaparken tüm yazıları alıntılamak yerine ilgili bölümü alıntılarsanı görüntü kirliliğini de engellemiş oluruz.

    Yorum Yap:


  • ATmaCA_53
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by Kadim
    Bir arkadaş dedi ki Deniz Feneri örneği üzerinden AKP eleştiriliyor. Ben bu arkadaşı vicdanını ve insafını kullanmaya çağırıyorum. Apaçık olan Deniz Feneri * AKP ilişkisini Alman gavurları gördü onlara yıldır apaçık gözümüzün önünde olan olaylarla siz mi görmediniz? Buna inanmam, akla ve mantığa aykırı. Deniz Feneri derneğinin İslam Kızılay'ı ilan edip hakkında kanun çıkaranlar kimdi? Lütfen el-insaf. Kör taraftarlık yerine olaylara hak penceresinden bakın artık. Taraftarlığınızın tatmini için AKP eleştiriliyor demeyin, CHP de eleştiriliyor. Bilin ki CHP bağnazlarının da pisliklerinin tek tek ortaya döküleceği zaman gelecektir. Hiç bir yalan ortaya çıkarılmaksızın kalmaz. Zaten CHP'lilerin dalavereleri de ortaya çıkmaya başladı bile. Haber sayfalarına bakabilirsiniz.*1


    *1- Büyük ihtimal çoğunluk diğer yorumları es geçip bu paragraf üzerine görüş bildirecektir Ancak ben isterim ki güzel olanı konuşsunlar, diğer paragraflardaki düşüncelerimi değerlendirsinler.
    chp pislikleri döküleceği zaman gelecektir diyorsunuz ama halk tv, kanaltürke aktarılan paraları görmezlikten gelemyiz, kimse bunu konuşan yok, nasıl telekulak vakasında haksız duruma, nasıl peygamberimize karşı kötü yorumlarda bulunan chp, bu seferde ergenekon çetesini unutturmak ve kendiside ergenekon da adı geçen deniz baykal kendini aklamak ve diğer ergenekoncularıda aklamak ve unutturmak için deniz fenerini karalama, sahte belgelerle başbakanımıza asılsız suçlamamlar yapılmaktadır, neyse bunların cevabı en kısa zamanda göreceğiz neler olacağını, neler biteceğini.
    Son düzenleme Kadim; 13-09-2008, 12:52.

    Yorum Yap:


  • Kadim
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Sevgili arkadaşım Yaşar Nuri Hoca gelsin kurban olsun bana. Ben Yaşar Nuri Hoca hayranı falan değilim. Ben halkım. Hiç bir siyasi görüşün de sempatizanı değilim. Ben bir tarafın sempatizanı isem o da haktır. Hayatımda hiç bir partiye üye olmadım. Verdiğim oylarda oy zamanı sahip olduğum bakış açılarına göre şekillenmiştir hep. Örneğin son seçim öncesi seçimde oyumu AKP'ye verdim. Sonrasında ise GP'ye. Belediye seçimlerinde CHP'ye. Şimdi seçim olsa HYP tercihim olurdu. İnsanın bakış açısı pişmişliğine göre değişiyor artık. Ha neden Yaşar Nuri'nin yazılarını koydum diye sorarsan, görüşlerini beğendiğim bir insan ve insanların artık gale aldığı bir kişi. Dosdoğru bir kişi mi? Bunu Allah bilir. Kendi düşüncelerimi O'nun gibi duyurabilecek imkanlarım olmadığına göre, en azından diğerlerine göre daha temiz duruş sahibi olan bu insanın yazılarını ön plana çıkartırım. Gerçekten de iyi bir alimdir Yaşar Hoca. 'Ben bir kararı verirken hakkı ölçü alırım' cümlesini çok kez kurdum. Ben sadece halkı düşünüyorum başka bişi değil. Karakterimde üç kuruş için güç sahiplerine teslimiyet yok artık. Eskiden vardı, en açık örneğini de babama kulluk ederek yaşadım. Ardından patronlarım dediğim insanlara. Ancak tamamı ben zır cahil olduğum hallerimdi. Sonra beni ben yapanın ne olduğunu kavramaya başladım ve ölene kadar da bu öğrenme sürecek.

    Şahane danışman olayı ile ilgili hiç bir bilgim yok ki. Yaşar Hoca bu konuyla ilgili kendisi açıklamalar yapıyor ve dahasını da yapacaktır sanırım. Ancak bu tür deni şeylerle oyalanmak yerine yürümek vaktidir artık. Yaşar Hoca hata yapmışsa ve bu yaptığının farkına varmışsa, çıkıp erdemlice özür diler halktan. Ancak yaşanan olay bir insanı halkı için yolundan alıkoyacak ciddiyette bir olay olmamalı. Öyle ki nedense bu haber yüzünden hocayı topa tutanlar tek eşliliği savunanlar değil de çok eşliliği savunlar. Bakınız kim olursa olsun, hataları bu başlıklar altından insanlara duyurmak halka olan borçtur. İnandığınızı savunmak güzeldir. Bununla birlikte kişileri eleştirmek yerine kişilerden çıkan düşünceleri eleştirmeniz en erdemli ve hak ölçüye uygun olandır. Ül***i kurtaracak olan kişiler değil, kişilerin halkın akletmesi için sunduğu fikirlerdir. Niçin bir kişi dahi gelip Yaşar Hoca'nın düşüncelerine tarafsızca yaklaşıp şunlar doğru bunlar yanlış diye çürütme eylemine girmiyor da, doğrudan kendi çıkarlarına ters şeyler dedi diye kişileri susturma çabasına giriyor? Susturmaya çalışanlar çoğunlukla mülk düşkünü olanlar. Bu Dünya gelip geçecek, hakkı savunanlar kurtulacak. A partisini B partisini değil hakkı savunanlar.

    Yaşar Hoca neden Hürriyet'te yazıyor bunu ilk başta ben de çok garipsemiştim ama halkın bu adamın sesini duyabileceği en yüksek izlenme oranına sahip gazetelerden biri bu gazete. Sesini duyurmak için seçmiş olması kuvvetle muhtemel. Ancak diğer odakların taraftarları sunulan fikirler yerine adamın özelini, yüzünü şeklini şemalini irdeleyip hata arama peşindeler. Bunun nedeni de halkın artık işin özünden çok şekille, suretle söylenenlere kanıyor olması...

    Ben hiç bir insana karşı değilim, karşı olduğum fikirler ve düzenlerdir. Örneğin Fethullah gülen benim gibi etten kemikten bir adamdır. Ancak onun fikirleri ve halkı götürdüğü nihai düzen benim elde ettiğim hayati bakış açısına tamamen zıttır. Eleştirdiğim O değil onun zihniyetidir, getirmeye çalıştığı düzendir. Kurulu olan düzeni kendi biçimlendirdiği düzenle değiştirmeye çalışmasıdır. Halkın onayı olmadan, amaçlarını ve nihai hedeflerini halka duyurup rızasını almadan giriştiği kurtarıcılık dediği yanılgıdır. Şeffaf olmayan planlarla halkı yönlendirmesidir. Halka işin başında nihai hedefini açıklasa ya. Kapitalist ve liberalist düzene sırt dayayanlar her zaman kaybetmeye mahkumdur. Halk ne yaptığının bilincine elbet erdirilir. Bu nedenle Fethullah Gülen'de kaybedenlerden olacaktır.

    Ben mutlak eşitliği savunuyorum. Mutlak eşitlik herkesin ne olursa olsun eşit rızk alması değildir. Mutlak eşitlik herkesin ihtiyacı mucibince rızk alıp buna gönülden razı olmasıdır. İşte kurtuluş budur diyorum...
    Son düzenleme Kadim; 13-09-2008, 12:41.

    Yorum Yap:


  • ssevers
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    valla yazılanlardan o hisse kapıldım. benim gibi birkaç kişide o hisse kapılmış olmalı ki topik 8 sayfa olmuş yoksa en fazla iki sayfada kalırdı. zaten yazanlar belli 3 beş kişi. hem karşıt görüşler olmasa neye yarar ki en fazla 2 sayfa yazılır. sonra tarihin derinliklerine. birbirimize küfür etmedikten sonra güzel güzel herkes belirtebilmeli görüşünü.
    mesala chp ninde zamanı gelecek onunda pislikleri tek tek ortaya dökülecek demişsiniz. anladığım kadarıyla hem akp hem chp karşıtı söylem bunlar .peki söylerminiz sizin bir siyasi görüşünüz varmı varsa eğer bilmek hakkımız çünkü bizde ona göre yazarız. yok eğer yok sa o zaman neden diğer siyasi partileri bu kadar eleştirel haberleri buraya taşıyorsunuz. eleştirel diyorum çünkü haber içerikli bile olsa sonuçta bir parti zan altında bırakılıyor o haberlerde.
    yazılarınız takip ettiğim kadarıyla yaşar hoca hayranısınız .yazılarını buraya taşıyorsunuz ve de o yazılar içinde başta akp olmak üzere diğer partiler eleştiriliyor yaşar hoca şu an bir siyasi parti lideri . burdan hyp sempatizanı olduğunuzu çıkartıyorum.
    bende yaşar hoca ile ilgili haberler okuyorum. haber sitelerini gezenler mutlak okumuştur şahane danışman olayını . amma ben buraya yazmaya hem ar ediyorum hemde çekiniyorum.hem öyle böyle de değil yaşar hoca çıkıpta açıklama bile yapmadı sanırsam. yada ben duymadım bilmiyorum siz duydunuzmu yada foruma taşıdığınız yaşar hoca yazılarının içinde varmıydı açıklama . sizi suçlamak için yazmıyorum elbetteki sizinde siyasi bir görüşünüz olacak buna kimse karışamaz.
    deminden beri bekliyorsun heralde yanıt yazmamı buyur : )
    Son düzenleme ssevers; 13-09-2008, 11:40.

    Yorum Yap:


  • Kadim
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by hikmet24
    mesela kombassan holding hatırladınızmı kaç kişinin intiharına yol açtılar,tayyip efendi hazretleride para verirken banamı sordunuz demişti.saygılar
    Hatırlamaz olur muyum Dedem de 30 yıllık bir Erbakancı olarak Erbakan tavsiye ediyor diye kaptırdığı 50000 avronun suyunu içince size bir daha bir şey soranın... diye bir cümle kurmuştu. Erbakandan vazgeçmişti.

    Originally posted by hikmet24
    kurban olduğum rabbim son bir mehdi gönderirse hiç şaşmayın sırf şerefsizler le başetsin diye(islami vurguncularla,holdingcilerle)
    Sanırım burada bir hata yapmışsın. Neyseki konuyu halletmişsiniz. Bununla birlikte bu mehdi inancı da savsaklanan esrarengiz bir kalıba sokulmuştur. Sanki gökten zembille bir kişi gelecek beklentisi hakimdir. Bu konuda söyleyebileceğim çok net ve basit iletilerim var. Alabilene.

    Sözcük anlamı olarak Hidayet görmüş, hidayet edilmiş, doğru yol gösterilmiş, doğru yola kılavuzlanmış demek olan ve Arapça bir sözcük olan Mehdi sözcüğüyle işaret edilen şey tamamına erdirilmiş olan dini tam anlamıyla kavrayan ve kavrayışının sonuçlarını başkalarına da aksettiren kişi ya da oluşları bildirir.

    Bilirsiniz ki İslam hakka/hak ölçüye dair tüm ayrıntıları tamamlanmış ve ahirete geçmek isteyen bir kişiyi dosdoğru ve kolay yola sokacak tek dindir. Bu görevi asr-ı saadette üstlenen kişi peygamberimizdi. Ondan sonra ise bu görevi ilim ve bilgelik almıştır. Aslında bu görevi devralan başkası yoktur. Çünkü ilmin evi/güneş odur. İlim elde etmede yardımcı olacak ay/öğüt verici/uyarıcı Kuran'dır. Kur'an'ı hakkıyla kavrayabilen insanlar ilmin nasıl elde edileceğini ve Hz. Muhammed'e ölmüş olmasına rağmen nasıl danışılabileceğini öğrenmişlerdir demektir. Ayette Allah ikileme düştüğünüz konuları elçiye götürün demektedir.

    İşte bu noktada ölmüş kişiye nasıl danışılır sorusu aklınıza takılır. Biliniz ki vahdette bireysel olarak sahip olunan şey değildir önemli olan. İlim ve bilgelik(alimlik) şu anda mehdi durumundadır. Peygamberimizin mirası yaşayan ilimdir. Bu ilmi alan ve insanların davetiyle doğru yolu gösteren herkes mehdidir.

    Benlikleri sadece insan benliği olarak algılamak yerine, aile benliği, mahalle benliği, toplumsal ve ülke benliği, küresel benlik, evrensel benlik gibi bakış açılarıyla ele alırsanız, Kur'an'ı benlikleri arındırıcı özelliğinin tüm bu benlikler üzerinde nasıl uygulanacağını çok iyi kavrayabilirsiniz. Örneğin siz hiç bir toplumun cümleten namaz kıldığını gördünüz mü? Ya da koca bir Dünya insanlarının namaz kıldığını? Hemen insanların aklına şekilsel hareketlerle bütün dünyayı bir araya getirip namaz kıldırmak görüntüsü gelebilir ama yanılıyorsunuz. Bir insanın dahi şekilsel namazının dışında ondan kat kat daha önemli olan gönül namazı bulunmaktadır ki işte cenneti hakedenler bu gönül namazını kılıp önce bireysel hak ölçüyü ve nasibince diğer benlik hak ölçülerini öğrenebilenlerdir. İslam ve tarihi bilenler hatırlayacaktır ki Hz. Ali de Kuran'ın 7 ayrı tefsirinin olduğunu belirtmiştir. İşte bunun gibi bazı evliya dediğimiz hak erenlerden örneğin Fatiha'nın 7 ayrı tefsirini yapanlar olmuştur.

    Eğer akledilirse ve derin derin düşünülürse tüm bu sayılan diğer benliklerin de insan benliğinin benzeri olduğunu kolayca kavrarsınız. İnsan benliğindeki iyi ve kötü çatışması tüm bu diğer benlikler için de geçerlidir. Peki insanların iyiyi seçmesini sağlayan mehdi kim? Eğer akleder ve düşünürseniz mehdinin insanın sahip olduğu vicdan olduğunu anlarsınız. Ve diğer benliklerin vicdanını da kavrarsınız. En yakın örneği düşünün, Kurtuluş Savaşı'nda halkın vicdanını gördünüz mü? Ve o vicdanın temsilcisi olanı?

    Bir mahallede birliği sağlayan, yardımlaşmanın önemini insanlara kavratıp huzuru ve sükunu getiren babacanları hatırladınız mı? Mehdi bir insan olabileceği gibi bir oluş bir olay da olabilir. Örneğin küresel olarak kutuplaşmışlığın ve parçalanmanın arttığı dönemlerin sonucu olan felaketler (Dünya Savaşları) insanlığın doğruyu akletmesi noktasında birer mehdi rolüne bürünmüşlerdir. İnsanlığın hak ölçüden ayrıldığını anlatan uyarıcılar ve felaket gibi oluşlar hep birer mehdidir.

    Günümüzden evrensel benliğimiz için mehdi rolünü üstlenmiş öz ise küresel ısınmadır. İnsanlara sürekli doğruyu ve hak ölçüyü anlatır. Ancak kimse dinlemez. Çünkü herkes ferdiyetçiliğe doğru gitmektedir. Bireysel çıkarlar öne çıkmaktadır. İnsanların bu sınır tanımazlığını sağlayan düzen de kapitalist-liberalist sistemdir. İnsanları eşit seviyeye kanaat ettirmek yerine, rekabeti-hırsı getirmekte böylece tepeye çıkan en hırslı milletin ve insanlığın anasını ağlatmaktadır. İşte bu mülk şehvetinin en kötüsüdür.

    Gökten bir mehdi inecek diye beklemeyiniz. Mehdi zaten inik, her yerde, sadece O'nu tanımanızı ve yanında yer almanızı bekliyor. Yanında yer alan uğur yaranıdır. Mehdi olgusuna bir suret bezemeyin. O halkın, insanlığın kendisindedir. Tam ortaya oturmuş hakla batılı ayırmakta ve bu ayrımı görmeleri için insanları beklemektedir.

    Diğer mesajlara yorumlarım devam edecektir...

    Konu altında yapılan o küfürlü yoruma yazacağım tek yanıt cümlesi şudur. Batılı uygulayan güç sahipleri dahi doğru bir politika ile doğru yola sokulabilir ama cehaletleri ile güç sahiplerinden daha çok batılı savunan taraftarların doğru yola sokulması en zor olanıdır, halbu ki muhtaç olan baştakiler değil sizsiniz. Huzura ve sükuna ihtiyacı olan sizlersiniz. Kölelik işte budur.

    Bununla birlikte bir kişiyi dinden içeride ya da dışarıda göstermek için sadece ve sadece Dünya hayatının nihai amacına yönelik yorum yapılabilir. Kamil insan olmak için bulunduğumuz şu oyun/eğlence misali Dünya'da bu amaca erişmek için çeşit çeşit şeriatler verilmiştir. Düz mantık düşünerek, bir insanı bir topluluğun yapmış olduğu, yerine getirdiği şer'i işleri yapmıyor diye din dışı ilan etmek çok büyük bir hatadır.

    Unutmayın ki Hz. İbrahim tek başına bir milletti. Tek başına bir millet olmak demek, tek başına kamil insan olgusunun ne olduğunu kavrayıp o yolda sağlam yürümeyi sağlayacak duruşu edinmektir demektir. Şeriatler toplumların benliklerini temizleyecek asri uygulamalardır ve şeytan bu uygulamaları sürekli yozlaştırarak insanlara sunar. Yozlaşmış ve noksan şeriatlere uyanlar çoğunlukla yoldan çıkanlar olmuşlardır. Bunun aksine bu şeriatlere secde etmeyip, uymayıp kıyam ederek doğruyu kendileri sorgulayanlar kurtuluşa erenler olmuşlardır. Onlar ilmini aldıkları hak ölçünün gereği olarak yozlaşmış şeriatleri ıslah etmek için mücadele etmişlerdir. Çünkü şeytan istisnasız tüm insanlığı ihlaslı olmadıkları müddetçe saptıracağını apaçık bildirmiştir. Bununla birlikte her insan eğer dosdoğru düşünür ve aklederse şeytan engellerini birbir aşarak istediği kamil insan/adem olma hedefine erecektir. Karşınızdaki insanları değendirirken işin giysi ve şekil kısmı yerine işin özüne bakarak değerlendirme yapanlar erdemlidirler, takva sahibidirler.

    Tam bağımsızlık, mutlak eşitlik ve adalet benim karakterimdir. Din elinde fazla bulunanın az bulunana bu karakter bakış açısı gereği fazlalığı aktarmasıdır. İşte bu Allah'a olan borcumuzdur. Çünkü Allah tüm kullarına karşı eşit ve adildir, adaletini sunmada tam bağımsızdır. Eşit ve adil olmayanlar Allah'ın tüm mevcudada gönderdiği rızkı sahiplenip bu rızkı ben kazandım benim hakkımdır diyenlerdir. Halbuki o kişilerin tek görevi aslına ulaştırılması gerekeni ulaştırmaktır, vesile olmaktır.

    Bir arkadaş dedi ki Deniz Feneri örneği üzerinden AKP eleştiriliyor. Ben bu arkadaşı vicdanını ve insafını kullanmaya çağırıyorum. Apaçık olan Deniz Feneri * AKP ilişkisini Alman gavurları gördü onlara yıldır apaçık gözümüzün önünde olan olaylarla siz mi görmediniz? Buna inanmam, akla ve mantığa aykırı. Deniz Feneri derneğinin İslam Kızılay'ı ilan edip hakkında kanun çıkaranlar kimdi? Lütfen el-insaf. Kör taraftarlık yerine olaylara hak penceresinden bakın artık. Taraftarlığınızın tatmini için AKP eleştiriliyor demeyin, CHP de eleştiriliyor. Bilin ki CHP bağnazlarının da pisliklerinin tek tek ortaya döküleceği zaman gelecektir. Hiç bir yalan ortaya çıkarılmaksızın kalmaz. Zaten CHP'lilerin dalavereleri de ortaya çıkmaya başladı bile. Haber sayfalarına bakabilirsiniz.*1

    Forumun yapısıyla ilgili sorunu olanlarla da nasıl şikayette bulunacaklarını çok iyi bilmektedirler.

    İşte bu açıklamalardan sonra lütfen artık bu başlık altından taraftarlıkla yorum yapmak yerine ilmi yorumlarla ya da kanıt sunarak gazetelerin konuyla ilgili haberlerine yorumlar yapalım. Birilerine olan öfkeniz sizi adil davranmaktan alıkoymasın.

    *1- Büyük ihtimal çoğunluk diğer yorumları es geçip bu paragraf üzerine görüş bildirecektir Ancak ben isterim ki güzel olanı konuşsunlar, diğer paragraflardaki düşüncelerimi değerlendirsinler.
    Son düzenleme Kadim; 13-09-2008, 11:29.

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    mesajımı bir daha okursan arayacağın yeri daha net göreceksin ...

    açık açık yazınca uyarılıyoruz ( @Zggy, @NicK-EL ) ....

    üstüne birde TEŞEKKÜR edenler bile çıkıyor , bilip bilmeden diyeceğim, ama bal gibide biliniyor herşey ...

    Yorum Yap:


  • cunuyil
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by NicK-EL
    işte üyeler küfür veya hakaret edince böyle olur doğru ....

    amaaaaa bazı kişiler bunları yapınca o dediğiniz olmuyor, neden ?
    Bildiğin birşey varsa daha açık yazar mısın dostum!:confused:

    Hemen hergün Ara butonuna tıklayarak içerisinde argo kelime geçen mesaj var mı diye aratıyorum.

    Daha dün akşam baktım ve asayişin berkemal olduğunu gördüm.

    Yorum Yap:


  • NicK-EL
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by cunuyil
    işte üyeler küfür veya hakaret edince böyle olur doğru ....

    amaaaaa bazı kişiler bunları yapınca o dediğiniz olmuyor, neden ?

    Yorum Yap:


  • TURGUT®
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by ssevers
    uzun süre banlanmadığı için tepki olarak yazdım. bu şekilde küfürler savuran birisi neden bu kadar uzun süre banlanmadan kaldı ona şaşırıp yazdığım bişey . yanlış anlaşılan herşey için bende özür dilerim
    Siz orada tepkinizi göstermekte haklısınız ama bu sevgi saygı çerçevesinde olmalı siz doğrudan bizi suçladınız, burada hiçbir hakarete yada küfüre müsade edilemez yapanda mutlaka hakkettiği yere gider, siz sadece biraz sabırlı olun ve bu tür konuları bize bildirin gereken yapılır, durum anlaşıldığına göre konu başlığına uygun devam edebiliriz artık...

    Yorum Yap:


  • ssevers
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    uzun süre banlanmadığı için tepki olarak yazdım. bu şekilde küfürler savuran birisi neden bu kadar uzun süre banlanmadan kaldı ona şaşırıp yazdığım bişey . yanlış anlaşılan herşey için bende özür dilerim

    Yorum Yap:


  • TURGUT®
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by ssevers
    sizce bu topik siyasi bir topik değilmi deniz feneri üzerinden akp eleştirilmiyor mu. yoksa bizim algılama sistemimiz mi bozuk.
    algılamanızda bir sorun olduğu kesin, topik siyasi olabilir ama buradaki mod ların siyasi anlamda bir bağlantısı olmadığı gibi sizin bizleri akp karşıtı gibi göstermeniz kabul edilebilir bir durum değildir, öncelikle siz yazdıklarınızın nereye gittiğine bir bakın bizleri neyle suçladığınızın farkında değilsiniz herhalde, ayrıca orada yazdığınız
    herkes kazığa alışkın galiba
    lafı önceki arkadaştan pekte farklı bir üslup sergilemediğinizi gösterir, size bu konuyu fazla uzatmamanızı tavsiye ediyorum birde yöneticilere karşı suçlamalarınıza dikkat edin...

    Yorum Yap:


  • ssevers
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Originally posted by TURGUT
    Arkadaşlar durum anlaşıldığına göre konu başlığına uygun devam edelim, benden alıntı yaparak konuyu gereksiz yere çeken ve mod ları akp karşıtıymış gibi göstererek işi siyasete sokan ve burada çifte standart uygulandığını söyleyen o arkadaşada birşey yazmıyor onu kendi yazdıklarıyla başbaşa bırakıyorum, konu fazlasıyla dağıldı zaten...
    sizce bu topik siyasi bir topik değilmi deniz feneri üzerinden akp eleştirilmiyor mu. yoksa bizim algılama sistemimiz mi bozuk. ve de sizden alıntı yaparak sizi değil küfreden arkadaşı göstermek istedim yoksa sizle alakası yok
    Son düzenleme ssevers; 13-09-2008, 01:58.

    Yorum Yap:


  • TURGUT®
    cevapladı
    Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları

    Arkadaşlar durum anlaşıldığına göre konu başlığına uygun devam edelim, benden alıntı yaparak konuyu gereksiz yere çeken ve mod ları akp karşıtıymış gibi göstererek işi siyasete sokan ve burada çifte standart uygulandığını söyleyen o arkadaşada birşey yazmıyor onu kendi yazdıklarıyla başbaşa bırakıyorum, konu fazlasıyla dağıldı zaten...

    Yorum Yap:

İşlem Yapılıyor