Forumu ilk ziyaretiniz ise, yukarıda bulunan FAQ linkine tıklayın. Mesaj göndermeden önce KAYIT
olmanız gerekebilir. Mesaj göndermeye başlamak için, aşağıdaki seçimden ziyaret etmek istediğiniz forumu seçin.
Almanya Deniz Feneri e.V. davası sonuçları ve Türkiye'deki yansımaları
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
Originally posted by cunuyil
Elçi diye kastedilen Peygamberlik makamı ise o kapı kıyamete kadar kapanmıştır.
Böyle sapkın bir söylem sizi dinden çıkarabilir,gerçi pek içeride de sayılmazsınız ya!:confused:
sana cevap olarak tahir efendi nin kelp şiirini yazmak isterdim ama başıma iş almak istemiyorum,senin gibi dinde çok içerilerin hikayelerini okuyoruz maalesef
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
birkaç tane soysuzun eğer yapmışlar ise, fakir fukaraya gönderilen ardıkları iç etmesini tasvip etmek mümkün değil.
Tasvip etmediğim bir başka konu ise insanların kişisel çıkarlarını tahsil etmek için yalana iftiraya bu kadar kolayca başvurmaları.ne yazik ki burası Türkiye. güzel üykemin saf insanları hemen çamur at izi kalsın mantığını kabulleniyorlar.
yılların kurt işadamı aydın doğan ül***i tek başına yönettiğini sanıyor.bu adama haddi ve duracağı yer artık bildirilmeli.
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
Faiz, nema, ... yerine kendilerince kar ortaklığı, kar payı, ... gibi isimlerle nitelendirme yapanlar sadece kendilerini kandırırlar. Yapılan işlemler aynıdır, nitelendirme ise sadece kılıf/kaçış olabilir.
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
arkadaşlar kusura bakmayında çoğu konyada kurulu kendilerini islami kuruluş olarak tanıtarak faiz yok kar payı vereceğiz diyerek yurt dışındaki zavallı insanlarımızdan milyarlarca euro para tokatlayan holdinglerin davaları daha sonuçlanmamışken siz bu devede kulak olayla uğraşıyorsunuz.Boşuna yazmayın başedemesiniz çünkü bunları kapıdaki köpekleri bile harama alışmış, beyefendiler sırtını asla yere getiremezsiniz.
saygılar
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
Originally posted by ssevers
“Ben ısırırım ama, ‘köpekler’in yalamasına bile müsaade etmem!..”
........
O hesapları, “kendi içimizde” sorabiliriz!.. Bu, benim tavrımdır... Ben; bir “Müslüman”ı, hele bir “fâsık” saldırıyorken, asla yıpratmam!.. Üstadın anlayışındayım; Belki kendim “ısırırım” Müslüman kardeşimi; Lâkin “Köpeklerin” yalamasına dâhi müsaade etmem!.. Hele “Tarassut Köpeklerinin...” Asla!.. .....
Kesin çizgilerim vardır; Ve “çifte standart”larım!.. Bu “çifte standart” nasıl mı işler. Basit; itham Müslüman’a yönelmişse; “iftira olduğu önyargısından” hareketle çıkarım yola... “Kafir”e yönelmişse; “Doğru olabileceği” önyargısından!.. Evet; benim “önyargılarım” var!.. Ve bu “önyargılarımı” çok seviyorum!.. ....
“Deniz Feneri benimdir, Ergenekon Terör Örgütü kahrolası darbe düzeninin!..” “Deniz Feneri” için dava sürecinin tamamlanmasını beklerim... Yetmez; karara “hangi etkilerle ulaşıldığını” göz önünde bulundururum... Bu arada; “kişisel suiistimallerin olup olmadığını” da kendi imkânlarımla araştırır, bilgi sahibi olurum... “Ergenekon Terör Örgütü davası” sanıkları söz konusu olduğunda ise; Bu adamların büyük bir bölümünün, ne azılı “din düşmanı” olduklarını bilmemden... Ve dahası; bu ülkenin kurtuluşunun ancak bu “darbeci zihniyeti ortadan kaldırmakla” mümkün olacağına dair idrakimden dolayı... “Ergenekon Terör Örgütü” sanıklarının üzerine giderim!.. İddianameyi esas alır... Bindiririm!.. ....
Ben, bu “çifte standardı” uygularken “karşılaştığım birtakım çirkin tavırları” göz önünde bulundurmam!.. ....
Asla ve kat’a; “Köpeklerle, sırtlanlarla birlikte hareket etmem!..”
serdar arseven -vakit
Almanya'da ortaya çıkan ve ucu Türkiye'ye kadar uzanan davayla ilgilenen insanlara, haklı mı haksız mı olduklarına bakmaksızın, (aklınca) bayağı hakaretlerle "bindirebileceğini" sanan, önyargılı ve çifte standartlı yazar;
Dökün bakalım içinizdekileri… Hangi alanlarda, ne kadar çifte standart uygulamaya hazır olduğunuzu gösterin. Hepsi bir skala gibi, hangi alanlarda, ne kadar taraflı davrandığınızı gözler önüne serecektir.
Kollayın içinizdeki hırsızları, arsızları… Yetim hakkı yiyen, kıt kanaat ev geçindiren insanların ekmekleriyle oynayan, dolandırıcılıkta Sülün Osman’a rahmet okutan, kendine teslim edilen devlet malını iç eden, düzmece ihalelerle sülalesini kalkındıran, torunu yaşındaki kızlara tacizde bulunan insancıkları, sırf “sizden” diye koruyun bakalım.
Adalet anlayışınız ortaya çıktı. Tarafsız olmadığınızı zaten itiraf ediyorsunuz. İnsanlar arasında ayrım yapacağınız, “sizden, bizden” ayrışması uygulayacağınız aşikâr. Bu konuda adil davranmayacağınızı kendi kaleminizden öğrenmiş olduk. Peki, adalet kantarın topuzuna hile yaparken, hangi kıstasları uygulayacaksınız?
Dolandırıcılık, hırsızlık, kul hakkı yemek, sizin “bizdendir” kriterlerinize ne kadar uyar? Menfaatlerinize uygun olanlara “Bizim adamımızdır, elleşmeyin”, çıkarlarınıza ters düşenlere ise “İşte bu bizden değildir, ısırın bunu” mu diyeceksiniz?
Ayrıca, ısırılması gerekenleri ne kadar yaladığınızsa; geçmişte yaşanan ve yaşanmakta olan, yüz kızartıcı olaylardaki sahiplenmenizden belli…
Hem, kendi içinizde uyguladığınızı söylediğiniz tek taraflı adalete, size yakın olmayanların güvenmesini nasıl beklersiniz? İslam hukukunda, Hıristiyan olanların canı, malı, namuslarının korunması bile kurallara bağlanmışken; bu yaklaşımınıza göre sizden daha Müslüman olduğuna inandığım halde, sizin size uzak gördüğünüz insanların haklarını kim koruyacak?
Allah korkunuz bu kadarmış, onu anladık. Bu ikiyüzlülükle, kuldan utanmanızı bekleyen de yok zaten...
Peki, sizin evladınız da mı yok?
Bir gün, koruyup kolladığınız yakın bir arkadaşınızı size gösterip:
“Senin arkadaşın, fakir insanlardan bu kadar para çalmış” dediğinde ne yapacaksınız? Ona “Hırsızın da dini imanı olur” mu diyeceksiniz?
Ya “Baba, senin yanındaki bu amca, benim yaşımdaki kızlara tacizde bulunuyor, sarkıntılık ediyormuş” derse! Nasıl bakarsınız evladınızın yüzüne?
Hepsi bir yana, bu insanları hala içinizde tutarken, bir gün size de zarar verebileceklerini düşünmeyecek misiniz? Paranızı, malınızı, ailenizi nasıl teslim edeceksiniz?
Kol kırılınca, uzun süre yen içinde kalmaz. Bir gün kangren olup tüm vücudu sardığında anlarsınız. Ama iş işten geçmiş olur..
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
Burada herkes eşittir ve bu mecliste herkese yer vardır. Tabi oturup kalkmasını bilene...
İçerisinde bulunduğumuz ve yaşadığımız toplumda da bu böyle değil midir zaten.
Oturup kalkmasını bilmek, dinlemesini bilmek, anlamaya çalışmak, saygılı ve terbiyeli olmak, seviye ve üslubu korumak, anlayışlı ve alçakgönüllü olmak .... hiçbir şey kuralsız ve ölçüsüz değildir.
Düşüceler beyan edilirken öncelikle kendimize saygımız olmalı daha sonra karşımızdakilere aynı seviye, anlayış ve ifade hakkı ile yaklaşmak durumundayız.
Konu: Almanya Deniz Feneri e.V. davası ve Türkiye'deki yansımaları
Originally posted by ssevers
anlaşılan o ki akp ye hertürlü saldıranlar ve de yukardaki kişi gibiler banlanmıyor. geri kalan garip guraba banlanıyor. banlanmamak için akp karşıtımı olmamız gerekiyor. birde küfürbaz olmamamız mı gerekiyor. yukardaki kişinin bu konudaki yazan baaazı arkadaşlara sokmadığı KAZIK kalmamış amma velakin sanki hiç bir yönetici okumamış . yanlış anlamaşılmasın küfür serbestse bizimde edecek ağzımız var . amma bu çifte standartınzı kınıyorum. demek ki böyle küfürler savurunca kimsenin gıkı çıkmıyor. herkes kazığa alışkın galiba . kimse yanlış anlamasın isteyen küfür etsin isteyen ne yaparsa yapsın amma herkese banlama konusunda eşit davranılsın.
Eğer burada yazan herhangi bir üyenin, (özellikle de benim) yaşımıza yakışmayacak üslupta, adap dışı, hakaretane, küfürlü yazışmalarımızı görürseniz, lütfen ikaz ediniz. Gereken işlem yapılacaktır. Fikirlerini paylaşmadığı üyelere hakaretlerle saldıran şahıslarla paylaşacak neyimiz kalır ki?
Burada herkes eşittir ve bu mecliste herkese yer vardır. Tabi oturup kalkmasını bilene...
Yorum Yap: